Her iki haber Türkiye’nin en çok satılan gazetelerinde yer aldı. Üstelik haberi okuyan her öğrencim ve arkadaşım bunu büyük bir keyifle iletme inceliğini gösterdiler.
İmam motora bindi şikâyet, müdür motora bindi şikâyet… İnanılır gibi değil ama gerçek… Hatta müdürün eşofman giydiği yönünde de bilgiler veriliyor. Adam ne yapsın? Asıl mesleği spor eğiticiliği ve bunun için derse girerken bu giysiyi giymesi kadar doğal bir şey olabilir mi? Makamına döndüğünde o zaman gerekli kıyafetlerini giyer ve işine bakar. Ne var bunda?
Motosiklete bindi diye şikâyet edilmeyi ben de bekliyorum. Hedeflediğim GS, kullanmakta olduğum Shadow yanında eşim için gönderilen YBR 125’i deneme bahanesi ile arada bir haberi olmadan biniyorum. Çalışma arkadaşlarımdan birinin Dragstar’ında gözüm var. İzin verse, onunla turlasam diye hergün rica ediyorum ama vermiyor. Bizde yüksek lisans yapmakta olan ve şimdilik spor bilimleri yerleşkesi içinde turlamayı başaran öğrencimin CBF 150’sini merak ediyorum. İngilizce öğreten ve patlama yapıp Transalp’e yükselen hocamın arkasından gidemiyorum. Aracının nerede olduğunu unutan ve kongreye yetişmek için Gabrovo’ya uzanan dekanımın ER-6n’i ile nasıl yol yaptığını merak ediyorum? Eğitimde Bologna sürecini bize anlatmaya çalışan İsmet Hocamın Rebel’i ile tatile nereye gittiğini soruyorum?
Tüh, bütün arkadaşlarımı ihbar ettim galiba. Bu saatten sonra ‘yok böyle değildi’ diyemeyeceğime göre durum vahim. Bize Tarih anlatan Kazım Hoca, seni unutmadım, V-Strom’unu bakıma verdiğini duydum. Yakında Trilye’ye doğru yola çıkarsın. Aman bu arada zeytinleri gözden geçir ve bizi seneye zeytinyağsız bırakma! Abidin, biliyorum motorunu sattın, ama motor alma konusunda benimle gizlice pazarlık yaptığını eşine yazayım mı?
Daha da devam edersem sanıyorum ortalıktan kaybolmam gerekebilir. Gazete haberlerini okuyunca etrafımdaki motor kullanıcıları aklıma geliverdi. Çok sayıda tanıdığım bildiğim ve eğitim dünyasında yer alan araştırma görevlisinden tutun, profesörlüğe hatta YÖK Başkanına kadar uzanan yelpazede her hoca motosiklet biniyor. Ben de onları şikâyet ediyorum. Neden motosiklete bindiklerini sorun onlara!
Yazma zamanı geldi şeklinde mini mesajları aldığımda “Ne yazmalıyım” diye düşünmüştüm. “Tamam, mesaj alındı” dedikten sonra biraz eskrimle uğraşınca zamanın nasıl geçtiğini anlayamadım. Ardından, gelen akaryakıt zammı haberi ile “Artık motorları her zaman ve her iş için (işe gidip gelme, tatile çıkma, alışveriş, arkadaş ziyaretleri, yeni keşifler, vb.) kullanmalıyız” şeklinde bir yazı tasarladım. Ama gazete sayfalarında yer alan haberden yola çıkınca işte bu okuduğunuz satırlar ortaya dökülüverdi.
İnanın, ekonominin bu değişkenleri ile nasıl başa çıkarız sorusuna verilecek en iyi cevap “Motor binmeye devam!” olmalıdır. Eğer bir kişi motor kullanıyorsa, bildiklerini daha kısa sürede öğretir, işine daha çabuk ulaşır, ekonomiye katkıda bulunur, çevreyi az kirletir, kendisi ve doğa ile barışık yaşar. İnsanın kendisi ile barışık yaşamasında daha değerli bir şey var mıdır sizce? Binin motora, gidin işinize…
Prof. Dr. Yavuz Taşkıran
Motoron Ağustos 2011