Hiçbiri değil. Aslında anlatmak istediğim, motosiklet ailesinin doğru ve geçerli kararlar alabilmesine doğru yönelmesidir. Nihayet diyerek ve sevinçle motorlarımızı koyduğumuz İstanbul Park’ta yarışmaya başladık. Bu gelişme Türk Motosiklet tarihinde önemli bir kilometre taşıdır. İzlediğim yarışlarda sohbet etme imkanı bulduğum izleyenlerin çeşitli serzenişlerini dinledim. Yarışçılar, onların teknik ve yönetim destekçileri de bazı sıkıntılar yaşadıklarını bildirdiler. Bu görüşler son derece masum ve kabul edilir istekler olarak notlarımın arasına katıldılar.Bir kere oraya adım atılmasının sevincini yaşamak durumundayız. Motoron Grubu CSS’yi buraya getirip uzun çabalar sonrasında sırf eğitim amaçlı bir organizasyona ev sahipliği yapmak isterken nelerle karşılaşıldığını bilmeyeniz yoktur sanırım. Eğitmenlerin gelişi esnasında İzlanda’daki göklere püskürülen küllere rağmen kısa bir erteleme yaşayan bu eğitim, geldiğimiz bu periyotta artık TMF tarafından bile yapılması gereken bir anlayış olarak karşımızda duruyor.
İstanbul Park hem Formula 1, hem MotoGP, Avrupa, Balkanlar ve Türkiye çapında yapılacak her türlü motor yarışları için ideal bir pisttir ve bir değer’dir. İşletme sorunları veya başka nedenlerle buranın kullanılmasında bazı sorunlar yaşanıyor dense de iyi bir iletişim stratejisi, uygulamalı yönetim anlayışı ile pekala bu problemlerle başa çıkılabileceği görülmüştür. Bu aşamada TMF girişimleri taktir edilmeli, buraya gelen yarışçılar, takımlar, markalar ve izleyenlere teşekkür edilmelidir.
Bunları yazarken İstanbul Park için ödenen paraların çokluğu konusunu kısaca masaya yatırmak istiyorum: Orası için yılda 13 Milyon USD para verdiğimiz söyleniyor. Ecclestone bu rakamın 26’ya çıkarılmasını istiyor. F1 için henüz sonuç alınamadı ama İstanbul’un yarış programından çıkarılması gündemde (geçici takvimden çıkarıldı). Rakamların çokluğu veya azlığı kullandığınız referanslara göre değişkenlik gösterir.
Ülkemizin düzenlediği ve yeni inşa ettiği spor tesislerine baktığımızda bazı rakamları sizlerle paylaşmak istiyorum: İzmir’de Universiade (Dünya Üniversiteler Yaz Spor Oyunları) yaptık 2005 yılında. Yaklaşık 450 Milyon Amerikan Doları harcandı. Erzurum 2011’in (Winter Univarsiade) 735 Milyon Türk Lirasına çıktığı yazılıyor. EYOF (Avrupa Olimpik Gençlik Festivali) bu yıl Trabzon’da yapıldı. Şu ana kadar aldığımız bilgilere göre 500 Milyon TL bu işe yatırıldı.
Sonuçta şu verdiğimiz paraları toplayıp Ecclestone’nun istediği paraya bölersek neredeyse 64 yıllık F1 parası ediyor. Türkiye büyük bir ülkedir. Biz orası için iyi bir pazarlama ve tanıtım stratejisi geliştirmek zorundayız. Para verdikten sonra seyircinin gelmesini, televizyon ve sosyal medyanın daha fazla ilgi göstermesini bekliyoruz. Bu işlerin hepsi çok ciddi halkla ilişkiler faaliyetleridir. Spor geçmişi tartışılan bazı yetkililerin konuyu küçümseyip ‘biz başka yarışları yaparız’ demesi akılcı bir yaklaşım değildir. Unutmayalım, her şeye rağmen F1, düzenlendiğinde televizyonda yakaladığı seyirci sayısına başka hiçbir spor ulaşamamaktadır.
İşe motosiklet açısından baktığımızda, dünya ile rekabet etmeyi düşünüyorsak bu pistte antrenman yapmalı ve yarışmalıyız. Komşularımıza gittiğimizde uçak pistlerinden bozma yerlerde yaptığımız yarışlarda aldığımız dereceleri bir düşünün! Türk Motosikleti daha iyi sonuçlar için büyük düşünmelidir.
Ama… Bunu yapabilmek için hızlı, esnek ve kıvrak olma zorunluluğu vardır. Bu koşullar, hem yönetenler, yönetilenler, bizler ve herkes için geçerlidir. Olaya bu taraftan bakma zamanı gelmiştir…
Prof. Dr. Yavuz Taşkıran
Motoron Eylül 2011