Geçtiğimiz günlerde Sepang testlerini başarıyla tamamlayan Casey Stoner 1000 cc’lik yeni düzenlemeler ile ilgili bazı açıklamalarda bulundu. 1000 cc’lik motosikletler ilgili en çok üzerinde durulan konu bunların ağırlıkları ile ilgili oldu. Stoner, 800 cc’den 1000 cc’ye geçişin sürüşünü çok fazla etkilemediğini belirtiyor. Ona göre 800 cc’lik motosikleti zaten oldukça iyi bir güce sahip. Ayrıca bugüne kadar aldığı eğitimler de birçok yoldan güçlü bir motosikletle baş edebilmek üzerine olduğundan sürüş stilini değiştirmeyi de düşünmüyor. 800 cc ile 1000 cc fiziksel ölçüler olarak birbirine oldukça benziyor. Tek fark motosikletin biraz daha güçlü olması ama Stoner bu konuda da “Biz zaten her türlü motosiklete uyum sağlayabilmek üzere eğitildik, bu eğitimler sadece 800 cc’ye özel değildi” diyecek kadar iddialı. Ayrıca bu yeni değişiklik için de kendini bundan daha fazla geliştirebileceğini de düşünmüyor. Aradaki 200 cc’lik fark onun için yalnızca daha fazla hız ve daha fazla eğlence anlamına geliyor. Geriye yapılması gereken tek bir şey kalıyor; o da motora adapte olabilmek.
Hiç mi rahatsız eden bir tarafı yok?
Stoner’ın 1000 cc’le ile ilgili en önemli iki problemi ağırlık farkı ve yakıt kapasitesi. Stoner’a göre 4 kg’lık fazladan ağırlık 1000 cc’lerin en sinir bozucu tarafı. Bunun en önemli nedeni de açıklamaların oldukça geç yapılması çünkü tam olarak motosikletlerin iyileştirdiği bir zamanda karşılarına yeni düzenlemeler getirilmesi teknik açıdan pek olumlu olmadı. Haliyle bu motosikletlere eklenen 4 kilo eski ağırlıkları üzerinden yapılan iyileştirmeler göz önünde bulundurulduğunda bir dezavantaj haline geldi. Peki bu durum motosikleti nasıl etkiliyor? Genel sürüş esnasında 4 kg’lik fark çok dikkat çeken ve sürüşe etki eden bir unsur değil ama Stoner aynı şeyi apexlerde yani virajın en keskin noktasında söylemenin mümkün olmadığını söylüyor. Yani yarışçıların 4 kg’lik ağırlık farkını en çok hissedecekleri yer viraj ortası gibi gözüküyor.

1000 cc’ler ile ilgili bir diğer problem motosikletlerin yakıt kapasiteleri ile ilgili. Daha güçlü ve daha ağır olan bu motosikletler hala “izin verilen” aynı yakıt kapasitesine sahipler. “Daha fazla güce sahip bir motosiklet söz konusu olduğunda kritik bir durumla karşı karşıya kalıyorsunuz: Daha düşük yakıt tüketimi ile aynı performansı temin etmek.” problemi kısaca böyle özetliyor Stoner. Peki Honda mühendisleri ve Repsol, Dani Pedrosa ve Stoner’a mümkün olan en iyi yakıt kapasitesini sağlayabilecek mi daha doğrusu takım için bu dezavantaj bertaraf edilebilecek mi? Stoner’ın bu konuyla ilgili tavrı oldukça net; “800 cc’lerden çok daha güçlü ama onlarla aynı yakıt kapasitesine sahip olarak her yarışı bitirebileceğimizi garanti etmek çok daha zor olacak. Honda ve Repsol’ün birlikte çalışıp bu konuya en iyi çözümü bulması bu yüzden oldukça önemli”. Bakalım bir sonraki testler bize ne gösterecek; yakıt kapasitesi ve yeni ağırlıklar, motosikletler için problem olmaya devam mı edecek yoksa zorunlu durumların getirdiği yeni teknolojilerle harikalar mı yaratılacak? Sanırım bekleyip göreceğiz.