Yolda oldukça kalın bir kum örtüsü olduğu için motosikletimle giderken kumun üzerinde derin kanallar açıyordum. Vardığımda saat dokuzdu. Çabucak yemek yedim, günlüğümü yazdım ve yattım.
Ertesi gün, 07:00’da uyandım, kahvaltımı yaptıktan sonra hemen para değişimi yaptım ve petrol doldurmaya yetecek kadar eski plastik şişeler buldum. Hiçbir şey yazamadım, yorgunluk umutsuzca yorgunluk…
Daha iyi hissediyorum. Günde ortalama15 saat sürdüğümü farkettim. Bolivya çevresinde 13.000 feet. Neredeyse sonbahardan kışa…
Yol oldukça pürüzlü geldi. Motosikletimin egzozu bağlı olduğu metal telle birlikte düştü. Lastikler de inceldi. Pompam kayıp. Eğer lastiğim günün yanlış bir saatinde patlarsa, özellikle de öğleden sonra gec bir saatte, kamyonlar ve tırlar da daha az sıklıkta gecerken… İşe o zaman gecenin geç saatlerine kadar yolda beş parasız kalırım. Bu kötü bir düşünce! Bütün gün sürdüm bir an durdum ve niçin diye düşündüm. Sudan ve Kuzey Kenya’dan geçtikten sonra, kötü yolların orada kalmış olacağını sanıyordum. Öyle değilmiş. Ama Bolivya şaşırtıcı. Henüz Bolivya’nın en iyi yerine yani Andes'e ulaşamamıştım. Yarın mutlu olacağım…