|
6 yıl önce… Sıcak bir Haziran günü, Batman’da öğretmen olan arkadaşımı ziyaret etme bahanesiyle apar topar otobüse atlayıp yola koyulmuştum. Yolculuğumun gerçek sebebi olan Hasankeyf’i gördükten sonra, bu yolculuğun kısa bir gezinti değil, bir Güneydoğu turuna dönüşeceğini fark ettiğimde, arkadaşımı peşime katıp çoktan yollara düşmüştük bile. Kendimizi önce Diyarbakır surlarında, sonra Urfa çarşısında, oradan Harran ovasında, birden Nemrut Dağı’nda ve nihayet Mardin’de bulduk. Yanımızda harita bile yoktu, çok hazırlıksızdık. Sabaha karşı 04.00’de Nemrut’a sandalet ve şortla çıkıp donup, Harran ovasına öğle sıcağında varıp bayılmıştık. Otobüslerle yolculuk edip, son minibüsü yakalamaya çalışırken, ben hep bu yolları bir gün motorla gezmenin hayalini kuruyordum. O günlerde bir motosikletin arkasına bile oturmuşluğum yoktu oysa…
Mayıs 2007 Fotoğraf kulübünden arkadaşım Cevher'le başta yakın yerler olmak üzere fotoğraf gezilerine başlamıştık. Sıra daha uzun soluklu ve daha gizemli yerlere gelmişti. Dahası Cevher, Mardin'de askerliğini yapan abisini ziyaret etmeyi düşünüyordu. Bana da Güneydoğu'nun keyifli yollarında motor kullanma isteğimi yerine getirmek için iyi bir fırsat doğmuştu. Ama önümüzde büyük bir problem vardı: Zaman. İş yoğunluğu yüzünden gezmek için sadece 4 günümüz vardı. Cevher Transalp, ben de KLR ile o kadar uzun yolu 4 güne sığdırmanın yollarını arıyoduk. Önce tek motoru dönüşümlü olarak kullanıp, bir günde gitmek geldi aklımıza, ama yine de istediğimiz gibi olmayacaktı gezi. Sonra bir akşam aniden arkadaşım Pınar'ın 100cc'lik Honda Beat'i geldi aklıma. Cevher'e telefon açıp komik fikrimi açıkladığımda önce epey güldük. Motoru otobüse yükleyip Diyarbakır'a gönderecek, ertesi sabah uçakla yola çıkacaktık. Mardin'e kadar gezip, sonra aynı şekilde Mardin'den İstanbul'a dönecektik. Daha önce scooter kullanmışlığım 10 km'yi geçmemiştir, hele 2 kişi, hele hele o kadar yük ve fotoğraf malzemesiyle. Evet hakikaten tam bize göre bir macera olacaktı doğrusu. Pınar'ı da Beat'ini bize vermesi için ikna ettikten sonra, hemen hazırlıklara başladık. Her ne kadar bu kez elimde harita, altımda altı yıl önce hayalini kurduğum motor olmasa da, yine de bir iki teker vardı. 4 güne sığdırabileceğimiz rotayı belirledik önce: Diyarbakır-Batman-Hasankeyf-Midyat-Nusaybin-Mardin. Konaklamayı ise serbest bıraktık, çünkü hava durumu yağış gösteriyordu. Şartlar ve keyfimize göre üç geceyi herhangi bir yerde geçirecektik. |