05 Eylül 2008 Cuma
Hakkımızda | Son Sayı | Editörden | Künye | Abonelik | Alış Veriş | 2. El | Showroom | 2008 Kataloğu | İletişim
Yarışlar
Motosiklet & Scooter
Geziler
Sektörel Haberler
Fuarlar
Yazarlar
Motoron'dan Haberler
Motoportre
Parallelworld
 
E-posta   
Şifre   
Şifremi unuttum I Üye olmak istiyorum

Enerji Savaşlarında Motosikletin Yeri!

Yeni bir dünya savaşı çıkacaksa enerji yüzünden çıkacağına neredeyse kesin.  ABD’nin Irak’ı istila edişinin ardında Saddam’a duyduğu nefret yoktu elbette, Afganistan’da asker bulundurmasının da ardında terörle savaş olmadığı gibi. Yıllardır eğitimden uzak kalan Afgan halkı tarafından bile anlaşıldı artık ABD’nin asıl amacı. Dünya enerji havzasının arka bahçesinde bir güvenlik hattı oluşturmak. Bu nedenledir ki terör bir türlü bitmek bilmiyor Afgan topraklarında. Rusya’nın da Gürcistan’a dayılanmasının ardında elbette Osetlere ve Abhazlara duyduğu derin sevgi yok. İran’ın nükleer bomba üretimi bahanesiyle tehdit edilmesi de oynanan oyunun bir başka yönü.

Globalleşmeyle birlikte hızla büyüyen Çin ve Hindistan’ın doymak bilmez enerji ihtiyacı, dünya düzenini alt üst etmiş durumda. Enerji dar boğazı nedeniyle ülkeler, birbirinin boğazına sarılma noktasına geldi. Sadece dünyanın gidişinde etkin olan devletler değil, tüm ülkeler siyasi ve askeri yeni stratejiler geliştiriyor. Enerji hatlarının geçiş noktasında bulunan Türkiye’de buna dahil. Tüm adımlar enerji pastasından pay alabilmek için atılıyor. Katliamları tescilli diktatörler bile bu uğurda ağırlanıp yaptıkları görmezden gelinirken, enerji politikaları gereği gözünün üstünde kaşın var denilerek herhangi bir ülke için uluslararası tüm baskı mekanizmaları devreye sokuluyor.

İşte böylesine kaotik bir ortamda yeni dünya düzeni şekillenirken, bir yandan da enerji dar boğazından çıkmak için çözümler üretiliyor. Güneş ve rüzgar gibi doğal enerji kaynaklarına el atılıyor, daha az yakıt harcayan araçlar üzerinde yoğunlaşılıyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin müstakbel başkanı Obama, iki yıldır hybrid otomobil kullandığını ve yarı yarıya enerji tasarrufu sağladığını boşuna açıklamıyor. Çok değil iki üç yıl içinde dünya çapında 100’e yakın hybrid otomobil modeli olacağı ve satışların yıllık 1 milyon adedi aşacağı tahmin ediliyor.

Hybrid otomobillerin motosikletlerin yakıt konusundaki üstünlüğünü ele geçirme olasılığına karşın motosiklet dünyası ne yapıyor derseniz, onlar da boş durmuyor. Petrol ya da dizel yakıta ihtiyaç duymayan, dünyanın ilk hybrid motosikleti çoktan tasarlandı bile. Tokyo tabanlı Axle Corporation bir kez şarj edilerek, 180 kilometreye yol alabilen üstelik 150 km hız yapabilen hybrid manyetik motorlu bir elektrikli motosiklet üretti. Gücünü düşlerinden aldığını iddia eden Honda, benzin, elektrik ve yakıt hücresiyle çalışan scooter’ı dünyaya tanıttı. Yamaha da yakıt hücreli bir motosiklet üzerinde çalışıyor.

Türkiye’ye gelince o motosikletin ne kadar ekonomik olduğunu anlayabilmiş değil, teşvik edilmesinden vazgeçtik, sektör için hayati öneme sahip özel tüketim vergisi bile hala kalkmadı. Sektörün ÖTV’yi kaldırma talepleri Maliye Bakanlığı bürokrasisi tarafından anlayışla karşılanırken, Maliye Bakanı ile bir araya gelmek bir türlü mümkün olmuyor. Kısaca motosiklet, enerji açığına rağmen bu memlekette yok sayılmaya devam ediyor.

Motorunuzun ve yaşam sevincinizin hep “on” olması dileğiyle...

Cem BATIRBAYGİL

Fotoğraf Galerisi
Emok Festival 2008
Hezarfen Motokros 2008
Enduro Testi Ağustos 2008
ST Kanuni GT650R Temmuz 2008 Test
Yamaha V-Max 2009
Ana Sayfa  Hakkımızda   Son Sayı   Editörden  Künye   Abonelik  2. El  İletişim  Yardım  Site Haritası  Tüketici Hakları  Gizlilik İlkeleri ve Güvenlik Politikası