
Sadece ve sadece kendi imkanlarını zorlayarak motosiklet sporlarını bir yerlere getirmek için çırpınıyorlar. İnadına çırpınıyorlar. Türkiye'nin dört bir yanında motosiklet sevdasına tutulmuş, onunla yatıp onunla kalkan yüzlerce genç, hiçbir destek almadan, önlerine çıkan yüzlerce engelle savaşarak motosikletleri üzerinde kalmaya çalışıyorlar. Aileleri engel çıkarıyor, yerel yöneticiler engel çıkarıyor, işverenleri engel çıkarıyor ama onlar yılmıyor. Farklı iş kollarında yaşam mücadelesi verirken bir yandan da yarışmak için mücadele veriyorlar. Hayata sımsıkı tutunmalarını sağlayan motosiklet sevgileri, onları hayatta tutacak güvenlik önlemlerini görmezden gelmelerine neden oluyor. Çünkü güçleri buna yetmiyor, her yarışta yeni bir lastik almaya güçleri yetmiyor, arkadaşından ödünç aldığı kıyafet yerine kendi yarış kıyafetiyle yarışabilmeye güçleri yetmiyor, yarış pistlerinde antreman yapmaya güçleri yetmiyor. Çünkü, motosiklet uğruna hayatlarını kaybetseler bile üzerinde yaşadığımız bu ülke, inatla onları görmüyor. Beklentilerini, ihtiyaçlarını, umutlarını görmüyor. Motosiklet kullanan yurttaşını yok saydığı gibi, motosiklet yarışçılarını da yok sayıyor. Fransa'nın küçücük kenti Nimes'de bile altı adet motosiklet pisti varken, Türkiye'de toplam kaç tane pistimiz var? Bunların kaç tanesi uluslararası standartları tutturuyor? Bunların kaç tanesine yarışçılarımız istediği zaman girip çıkabiliyor? Ve hatta uluslararası şöhrete sahip övünç kaynağımız İstanbul Park'a değil antreman yapmak, gezip görmek için bile kaç sporcumuz girebiliyor? Bakanından federasyonuna, kulüplerden derneklere kadar kaç kişi, bu karamsar tablonun sorumluluğunu gerçekten üzerinde ve yüreğinde hissediyor? Kendi çabasıyla zirveye tırmanan Sinan Sofuoğlu'nun elinden kaç kişi tuttu ki, ölümünün ardından yas tutsunlar. İster spor amacıyla binilmiş olsun, ister keyfinden, isterse de zorunluluktan, motosiklet üzerindeki herkes değerlidir. Bu yüzden motosiklet için yeni yasal düzenlemeler yapılması gerekir, bu yüzden uluslararası standartlarda yarış pistleri yapılması gerekir, bu yüzden sporcularımızın küçük yaştan itibaren eğitilmesi gerekir, başka Sinanlar ölmesin diye ödevlerimizi eksiksiz yapmak gerekir. Dileriz Sinan Sofuoğlu'nun kaybı, en azından ödevlerimizi hatırlatır, yaşadığımız gerçekleri görmemize yol açar.
Motosiklet kültürünü yaymak için çıktığımız bu yolda Motoron olarak yine bir ilki gerçekleştiriyoruz. Motoron ATV... Altı ayda bir Motoron ile birlikte ücretsiz olarak yayımlanacak ATV ekimizde sektörün nabzını tutup gelişmeleri ATV özelinde sizlere aktarırken test ve karşılaştırmalarla da yeni modelleri sizlere tanıtacağız.
Motorunuzun ve yaşam sevincinizin hep “on” olması dileğiyle...
Cem Batirbaygil
Haziran 2008 Motoron